Kunstenaar maakt zijn vakantiefoto’s op koffiebekertjes tijdens wereldreis

Berk Armagan is een 22-jarige Turkse kunstenaar die de wereld over reist. Hij gebruikt alleen niet de standaard fotocamera om bezienswaardigheden vast te leggen. Armagan schildert zijn ‘foto’s’ op papieren koffiebekertjes.

Armagan besluit van tevoren wat hij wil gaan schilderen voordat hij een land of stad bezoekt. Dan neemt hij een stapel papieren bekertjes mee en gaat hij on the spot aan de slag. De resultaten deelt hij onder andere op Instagram. De kunstwerkjes verkoopt hij en met het geld dat hij verdient, financiert hij zijn reizen weer, meldt Bored Panda.

Cologne Kathedraal, Duitsland

Een bericht gedeeld door seyyahart (@seyyahart) op

Mona Lisa in het Louvre, Parijs

Bir gün bana "Berk Mona Lisa'yı bardağa çizeceksin ve Louvre müzesinde orijinal haliyle fotoğraf çekeceksin" deseler inanmazdım. Bu zamana kadar hiç ciddi anlamda çizim yapmadım. Hiç kural, teknik falan bilmem. Elimden geliyor bir şekilde. Bu çizim için yaklaşık 4-5 saat kadar uğraştım. Karakalem hali tam anlamıyla Mona Lisa gibi olmuştu ama teknik çizim kalemiyle çizimi sevdiğim için bu tarz bir şey ortaya çıkardım. Yağlı boyayla yapılmış bir eseri çiziyorum sonuçta 😊 Çizimi yaptıktan sonra Louvre müzesine girmek de biraz sıkıntıydı. Piramitli yerden girmek çok zor zaten aşırı kalabalık oluyor. Alışveriş merkezinden girdim Louvre'a. Avrupa'da müzelere girmek beni biraz sarsıyor ama olsun değer yani 😂 Çizdiğim eseri bizzat göreceğim. 30-45 dakika uğraştıktan sonra Louvre'a girdim. Girmesine girdim ama aşırı büyük bir yerle karşılaştım. Giren herkesin elinde harita vardı. Ben heyecanla girdiğim için almayı unuttum tabi 😂 Önüme gelene soruyorum "How can i go Mona Lisa?" onlarda "Houum its complicated, you should go straight…" cevabını veriyor 😂 Böyle böyle bi 20 dakikada buldum sanırım. Mona Lisa'ya giderken harika eserler gördüm. Mısır dönemine ait hiyeroglifler, papirüsler, lahitler, heykeller… Aşırı zengin bir müze. Herneyde sora sora Bağdat bulunur mantığıyla buldum Mona Lisa'yı. Buldum ama kalabalıktan göremedim ilk başta. Böylesi bir kalabalık yok 😂 Biraz uğraşarak öne geçmeye çalıştım. İnsanlar elimde bardağı görünce müsade ettiler 😊 Öne geçtim ama eserle aramda bi 5-10 metre var. Görevlilere çok ısrar ettim bırakın gireyim sadece fotoğraf çekicem diye. Hiçbir şekilde izin vermediler. O yüzden bardağım tabloya biraz uzak oldu. Ama benim için çok gurur vericiydi. Munch'un, Van Gogh'un tablosunu çizip bizzat orijinal haliyle fotoğraf çektikten sonra Leonardo Da Vinci'nin dünyanın en ünlü tablosu haline gelen Mona Lisa'yı çizip orijinal haliyle fotoğraf çekmek. Bu yüzden deseler inanmazdım dedim 😂 Tüm bunlar azmim ve sizin hayalimi görüp ortak olmanızla oldu. Bana destek olan herkese çok teşekkür ederim. Avrupa'dan sonra Küba'ya gitmekm Amerika'ya gitmek gibi hayellerim var. devamı yorumda –>

Een bericht gedeeld door seyyahart (@seyyahart) op

Amsterdam is ook al vastgelegd op een bekertje

Dümdüz bir ülke, herkes bisiklet sürüyor. Deniz seviyesinden alçak, nüfus yoğunluğu şu sıralar tıklım tıklım, su yüzünden yamulmuş evler, adım başı su kanalları, tekneler, bisikletler, bisikletler 😂 Amsterdam kesinlikle gezdiğim yerler içerisinde en beğendiğim şehirlerden. Buranın kendine has bir tarzı var. İnsanları hakkında pek yorum yapamayacağım ama aksilerine sıkça denk geldim 😂 Ot satışının serbest olduğu bir ülkede marketten bira alırken kimlik soruyorlar 😂 Rahat bir ülke, polisler bisikletle falan geziyor hatta bedava Heineken birası dağıtan bir kızdan bira alıp içebilecek kadar rahatlar. Bugün yağmurlu bir havaya denk geldim. Yağmurlu da güzel burası çünkü turistleri evde, hotellerde tutuyor yağmur 😂 Herneyse bu bardak bana göre Amsterdam'ın özeti. Kırmızı bisikleti çok sevdiğim için çizdim 😂 – #netherlands #amsterdam #cupart #canals #landmark #bike #travel #artist #art #worldofpencils #drawing #illustration #supportart #seyyahart

Een bericht gedeeld door seyyahart (@seyyahart) op

Belgrado, Servië 

Pisa, Italië

İtalya'ya girdiğimde bi tatil moduna girdim. Önce Sestri Levante'ye gittim. Kuşadası'na benzettim biraz 😂 Deniz, kum, güneş moduna girdim falan. Yerel biralar içtim, pizzalar yedim. Turist olduğumu tam olarak burada hissettim 😂 Denize girdim, inanın aylar sonra rahatladığımı hissettim. Ardından Cinque Terre'ye gittim (Cinque Terre bir bölge ve farklı farklı güzergahları var). Cinque Terre kesinlikle çok güzel ve kendine has tarzı olan bir yer. Corniglia bölgesine gittim ilk, tepeye çıktığımda anladım fotoğraflarda çekilen yerin Monarola'da olduğunu (Gidecekseniz aklınızda bulunsun Monarola'da inin 😂). Trene bindim direkt bulunduğu yere gittim. Monarola'ya gidip kartpostal görünümlü manzarayı görsel hafızama kaydettikten sonra Pisa yoluna koyuldum (Denizden çok daha güzel fotoğraflar çekilirdi ama vaktim olmadığı için çekemedim). Pisa bardağını İsviçre'den İtalya'ya gelirken trende çizmek zorunda kaldım. Açısını ayarlamakta biraz sıkıntı çektim ama sonunda istediğime ulaştım 😂 İtalya'nın en popüler simgelerinden olduğu için yanına İtalya bayrağının renklerini de kattım. Herkes burada Pisa kulesiyle değişik fotoğraf çekilmeye çalıştığı için bende düz bir fotoğraf çekmek yerine poz veren insanlardan birini kullanmayı seçtim ve sonuç 😋 – #italy #pisa #tower #landmark #travel #art #cupart #photography #illustration #drawing #seyyahart

Een bericht gedeeld door seyyahart (@seyyahart) op